11 12 2007

ANKET ARAŞTIRMA TEKNİKLERİ

I. Giriş: Anket Araştırmaları

Anket, insanlardan fikirleri, duyguları, sağlıkları, planları, inançları, ve sosyal, eğitimsel, ekonomik durumları hakkında bir bilgi toplama yöntemidir.

İnsanlardan bilgi toplamaya yönelik birçok yöntem vardır. Anket bunlardan biridir. Diğer bazı bilgi kaynakları şunlardır: Gözlemler, kişilikle ilgili testler, performans, yetenek veya bilgi testleri, kişisel dökümanlar, vs. Bazen, anketler diğer bilgi kaynaklarıyla birlikte kullanılır.

1. Anket Araştırması Aşamaları

Bütün anketler sorulardan ve yönergelerden oluşur, ve örnekleme ve dizayn, pilot çalışma, veri işleme ve analiz, ve sonuç raporu bağlamında anlam kazanırlar.

· Soruların seçimi, ifadesi, sıralanması ve cevap tarzları önemlidir.

· Anketlerde her zaman yönerge bulunması gerekir.

· Veriler kimlerden, ne sıklıkla ve ne zaman toplanacaktır?

· Pilot çalışma, bir deneme çalışmasıdır; kullanılabilir ve istenilen bilgiyi sağlayan bir anket oluşturmayı amaçlar.

· Yüzdelere, ortalamalara, gruplar arası karşılaştırmalara, değişkenler arası korelasyonlara, zaman içindeki değişimlere bakılacak mı?

· Rapor

2. Anketin İçeriğinin Belirlenmesi

· Veri toplamak için bir anket çalışması yapılmasına karar verildikten sonra sıra bu anketin içeriğinin veya başlıklarının gözden geçirilmesine gelir. Anketin içeriğine karar verilmesi anketin sınırlarının belirlenmesi demektir.

· Anketin içeriğini oluşturmak için, ölçülecek olan tutumun, inancın, veya fikrin iyi bir tanımlaması yapılmalıdır. Literatür taraması, uzmanlara danışma, kabul edilen bir bakışın benimsenmesi, ve hatta denenmiş bir anketin uyarlanması; güvenilir ve geçerli anketler ancak soruların seçilmesinde kullanılan tanımlamaların ve modellerin bir teoriye ve birikime dayanmasıyla sağlanır.

· Hangi bilgilere ihtiyacınız var? İhtiyacınızı duyduğunuz bütün verileri elde edebilmek için "Hangi bilgileri istiyorum ve bunları topladığımdan emin olmalıyım?" sorusu sorulmalıdır.

· Bunların hangilerinin kişilere sorularak elde edebilebileceği netleştirilmelidir (kişilerin duyarlılıkları, hatırlama sorunları...).

· İleride üzerinde çalışma yapılamayacak konularla ilgili bilgilerin sorulmaması gerekir; çünkü anketin içeriği yanıtlayan kişilerin beklentilerini etkiler.

· Soruların, seçilen bütün içerik alanını kapsadığından emin olunmalıdır. Anketler kurumların cevaplandırılmasını istediği önemli soruları cevaplamalıdır. Dolayısıyla, ilk önce anket aracılığıyla ne elde edilmesi ümit ediliyor buna kesinlik kazandırılmalıdır.

· Elde edilen bilgi ne kadar spesifik ve davranış/olay odaklı olursa o kadar yararlı olur. Örneğin; spesifik olarak nelerden memnun olunmadığını bilmek gereklidir. Ancak bunlar bilinirse neler yapılabileceği belirlenebilir. Çalışanların memnuniyetinde / memnuniyetsizliğinde spesifik olarak önemli olan davranışlar veya şartlar nelerdir? Bunları anlamak geliştirmeye giden ilk adımdır.

 

 

 

 

 

 

 

II. Anket Sorularının Oluşturulması

a) Anket soru formatları
1. Kapalı uçlu sorular
1.1. Avantajları
1.2. Dezavantajları
2. Açık-uçlu sorular
2.1. Avantajları
2.2. Dezavantajları

b) Hangi tür soru formatını kullanmalı

c) Soru içerikleri
1. Demografik sorular
2. Olgusal sorular
3. Tutum soruları

d) Soru yazımında temel kurallar

e) Anket yanıt formatları
1. Çoktan-seçmeli yanıt formatı
1.1. Tekli veya çoklu seçenekli yanıtlar
1.2. Kapsamlı ve birbirini dışlayıcı yanıtlar
1.3. Özel alternatifler
2. Evet-Hayır ve Doğru-Yanlış yanıt formatı
3. Likert derecelendirme ölçeği

f) Yanıtlarda tarafgirlik
1. Yanıt sıra etkisi
2. Evet-demecilik veya Hayır-demecilik
3. Beklentiye göre yanıt verme
4. Sosyal açıdan uygun yanıt verme

g) Anket soru sayısı

h) Soruların sıralanması
1. Soruları kümeleme veya dağıtma
2. Soru sıra etkisi



II. Anket Sorularının Oluşturulması

Anket sorularının yazımı anket sürecinin muhtemelen en önemli aşamasıdır. Sorular anketin yapı taşlarıdır. Soruların istenilen bilgiyi elde etmedeki performansı anketin sonuçlarına diğer bütün anket süreci aşamalarından daha fazla etki eder. Dolayısıyla anket sorularının yazımına büyük özen gösterilmelidir.

a) Anket soru formatları

Anket soru formatları iki genel kategoriye ayrılır: Kapalı uçlu sorular ve açık-uçlu sorular

1. Kapalı uçlu sorular

Kapalı-uçlu (veya yapılandırılmış) sorular yanıtlayıcıdan sabit bir yanıt seçenekleri setinden bir seçeneği seçmelerini ister. Çoktan-seçmeli, evet-hayır, ve numaralı derecelendirme ölçeği kapalı uçlu sorulara örnektir.

1.1. Avantajları

Sağladığı birçok avantaj bu soru formatını kurum anketlerinde oldukça popüler kılmıştır.

· Yanıtlayıcılar kapalı-uçlu soruların yanıtlanmasını anlatımsal bir yanıta göre çok daha hızlı ve kolay bulurlar. Bir rakamı veya bir seçeneği işaretlemek bir paragraf yazmaya göre daha rahattır.

· Kodlanmaları ve bilgisayara veri girişlerinin yapılması bir hayli sorunsuz olur.

· Kapalı-uçlu sorular, yanıt olasılıklarını anketin amaçlarıyla ilgili seçeneklerle sınırlarlar. Herkese aynı bakış açısını ileterek yanıtlayıcıların soruyu ve olası yanıtları yorumlama girişimlerini daha güvenilir kılarlar. Ortak bakış açısından dolayı anketi yanılayanların soruları aynı şekilde okumuş ve yorumlamış olmaları olasılığı çok büyüktür.

· Kapalı-uçlu sorular yanıtlayıcılara bilgiyi hafızalarından geri getirme işlemlerinde yardımcı olan ipuçları sağlar. Verilen yanıt seçenekleri listesi yanıtlayıcılara unutmuş olabilecekleri bilgileri hatırlatır. Örneğin; "Son bir yıl içinde şirketin düzenlediği hangi eğitimlere katıldınız?" soru kapalı-uçlu bir soru olarak verilirse, şirkette verilmiş olan eğitim programlarının bir listesini sağlayacak, ve diğer hallerde yanıtlayıcıların hatırlamalarının çok zor olacağı bilgileri sunucaktır.

1.2. Dezavantajları

· Kapalı-uçlu sorulara sıkça getirilen bir eleştiri, yanıtlayıcıları konuyla ilgili gerçek duygularını yansıtmayabilecek yanıt seçenekleri arasından bir seçim yapmaya zorladığı şeklindedir. Yanıtlar verilmiş olan spesifik seçeneklere bağlı kalır. Kişileri gerçek yanıtlarına en benzeyen sabit bir yanıtı seçmeye zorlamak yanıtlayıcılar arasında bulunan ince ama bazen önemli farklılıkları her zaman tespit edemez.

· Kapalı-uçlu sorular kişileri bir yanıtları olmadığı halde, hatta bazen soruyu anlamadıkları halde bir yanıt vermeye iter.

· Bir anketteki soruların tümü veya tümüne yakını kapalı-uçlu ise, yanıtlayıcılar, kendi görüşlerini kendi kelimeleri ile ifade etmelerine izin verilmediği için engellenmiş hissedebilirler.

2. Açık uçlu sorular

Açık-uçlu sorular yanıtlayıcıdan kendi ifadelerinden oluşan bir yanıt ister. Boşlukları doldurma, kısa cevaplar, ve makale açık-uçlu sorulara örnektir.

2.1. Avantajları

· Açık-uçlu sorulardan elde eldilen yanıtlar kapalı-uçlu sorulardan çıkarılan kuru sayılara ve sonuçlara can katabilirler; önceden hazırlanmış yanıtlardan alınamayacak bilgileri sağlayabilirler.

· Madde kullanımı, çalışan sabotajı gibi, hassas, tartışmalı olabilecek veya tabu sayılan konularda bilgi edinmenin daha iyi bir yolu olabilirler.

· Açık-uçlu soruların en büyük avantajı yanıtlayıcılara, önceden hazırlanmış seçeneklerin etkisi olmaksızın, kendi bakış açılarını kullanarak yanıt vermelerine izin vermesidir. Bu yüzden yanıtlayıcıların gerçek görüşlerini daha yakından betimleyen yanıtlar ortaya çıkarabilirler. Açık-uçlu sorulara verilen yanıtlar yanıtlayıcıların endişelerinin hem içeriğini hem bu içeriğin ne kadar öncelikli olduğunu ortaya koyar, daha derinlikli bilgiler elde edilmesini sağlar.

· Açık-uçlu soruların biraz gözden kaçan önemli bir avantajı yanıtlayıcılara duygusal açıdan yüklü konularda (çalışan sayısında yapılan azaltmalar, performans değerlendirme sistemi gibi) duygularını ifade etmeleri ve boşaltmaları imkanını vermesidir.

2.2. Dezavantajları

· Açık-uçlu sorulardan oluşan anketlerin bir de bedeli vardır. Tamamlanmaları çok zaman alabileceğinden sonlarda bulunan soruların yorgunluğa bağlı olarak yeterince üzerinde durulmayabilir. Ayrıca bazı yanıtlayıcılar yanıtların gerektirdiği çabadan dolayı soruların bazılarını veya tümünü yanıtsız bırakabilir.

· Anket araştırma grubu açısından en büyük dezavantaj verilen yanıtaların işlenmesi ve analizi için gereken çaba ve zamandır.

· Mavi yakalılar yöneticilere, beyaz yakalılara, ve daha eğitimli çalışanlara göre daha az kapsamlı yanıtlar vermektedirler.

Kalitatif bilginin elde edilmesi için daha iyi bir yol, yanıtlayıcılardan, bir konuyla ilgili en iyi ve en kötü üç şeyi belirtmelerini istemek, veya belirli kurumsal sorunların ortaya çıkmasına neden olduğunu düşündükleri üç önemli noktayı belirtmelerini istemek olabilir.

b) Hangi tür soru formatını kullanmalı?

Bu durumda, bir kurum anketinde hangi tür soru formatı kullanılmalıdır? Bir çözüm, ankete, kapalı-uçlu sorular haricinde anketin sonuna bir veya daha fazla açık-uçlu soru eklemek veya açık-uçlu soru eklenmeyecekse anketin sonunda genel yorumları soran bir soru eklemektir (Bu ankette geçen konuların dışında belirtmek istediğiniz herhangi bir görüş var mı? Yanıtınız evetse, bunları aşağıdaki boşluğa yazınız).

c) Soru içerikleri

Anket soruları formatlarına göre kategorilere ayrıldıkları gibi içeriklerine göre de kategorilere ayrılabilirler. Anket soruları içeriklerine göre üç genel içerik kategorisine ayrılırlar: Demografik sorular, olgusal sorular, ve tutum soruları. Bu kategorilerin her biri hem açık-uçlu sorularda hem kapalı-uçlu sorularda görülebilir.

1. Demografik sorular

· Demografik sorular yanıtlayıcı hakkında betimsel bilgi sağlarlar. Kurumsal anketlerdeki genel demografik sorular cinsiyet, yaş, meslek, ve eğitim düzeyi hakkındaki soruları içerir.

· Hangi demografik bilgilerin toplanacağına karar vermek için araştırma ekibinin yapmayı planladıkları spesifik analizleri önceden iyice düşünmesi gereklidir. Örneğin, cinsiyet ve yaşa göre alt-grupların tutumlarını tespit etmek isteyen bir anket bu değişkenleri değerlendiren demografik soruları içermelidir.

· Özellikle anonim bir ankette, gerçekten gerekenlerin haricinde demografik sorular sorulmamalıdır. Çok fazla demografik soru sorulursa kişiler yanıtlarının gerçekten anonim kalıp kalmayacağından şüpheye düşebilirler. Bu tür şüpheler yanıtların kalitesini ve gerçekliğini olumsuz olarak etkileyebilir.

2. Olgusal sorular

· Olgusal sorular davranışsal bilgiler veya yanıtlayıcının yaşantısı dahilinde olan diğer olaylar hakkındadır. Bazı olgusal sorular bilgi sorar: "Son 10 yılda kaç işe girdiniz?", "İşe gidip gelmek için yolda geçirdiğiniz zaman haftada kaç saattir?" veya "Son bir yıl içinde kaç gün hastalık izni aldınız?" Başka olgusal sorular iş yeri, iş, veya kurumla ilgili bilgiler sorar: "Çalışma grubunuzda siz dahil kaç kişi bulunmaktadır?", "Son bir yıl içinde güvenlik eğitimine katıldınız mı?"

· Olgusal sorularla ilgili bir sorun yanıtlayıcılardan doğru bilgi almaktaki zorluklardır. Olay veya davranış ne kadar az belirgin ve ne kadar çok rutinse doğru hatırlanma olasılığı o derecede azalmaktadır.

· Olgusal bilginin doğru rapor edilmesini sağlamaya yönelik bazı yöntemler vardır: Yanıtlayıcılara doğruluğun özellikle önemli olduğunu belirtmek, bilgilerin nasıl kullanılacağını açıklamak, hatırlamaya yardımcı olacak olay veya davranış listesi sağlamak, gönderme yapılan dönemi yakın tutmak (son 6 ayda, gibi), ve yanıtlayıcılardan bahsettikleri her olay veya davranış için bir tarih belirtmelerini istemek.

3. Tutum soruları

· Tutum soruları yanıtlayıcılara bir konuya ilişkin tutumlarını, görüşlerini, inançlarını, veya algılarını sorar.

· Kurum anketlerinde bu tip sorular çok popülerdir. Bunun bir nedeni, tutum sorularının kurumla ilgili neredeyse her sonu hakkında yazılabilmesidir. Kurum anketlerine tutum sorularını eklemek önemlidir çünkü böylece yöneticiler yaygın herhangi bir olumsuz algının farkına varabilirler ve bu tutumlar olumsuz davranışlar (çalışanların işten ayrılması, işe gelmemelerin artması, ve düşük üretgenlik gibi) olarak ortaya çıkmadan önce düzeltici tedbirler alabilirler.

d) Soru yazımında temel kurallar

Anket soruları yazılırken bazı temel kurallar takip edilmelidir. Ancak, içerikteki farklılıklar, anketin amacı, yanıtlayıcıların kavrayış düzeyi, diğer olası etkenler temel kurallara istisnalar teşkil edebilirler. Yine de, bu kuralların takip edilmeye çalışılması daha iyi düzeyde anket verisi toplamada büyük katkı sağlayacaktır.

· Sadece öğrenmek istediğiniz şeyi sorun. Soruları yazarken kendinize şunu sorun: "Bu soruya verilecek yanıtlar öğrenmek istediğimiz bilgiyi bize getirecek mi?"

· Sorular yalın, açık ve mümkün olduğunca kısa olsun. Sorular uzadıkça, karmaşıklaştıkça hatırlama sorunları yanıtları etkileyecektir.

· Her soruda yalnızda bir tema veya fikir bulunsun. İki ayrı fikri veya iki ayrı soruyu tek bir soruda bileştirmeye çalışmayın. Bu tip sorular birbirleriyle yakından ilişkili ögeler (ücret ve yararlanılan olanaklar, gibi) söz konusu olduğunda ortaya çıkabilir. Buradaki sorun, yanıtlayıcıların ögelerin birine katılmaları veya katılmamalarının diğer öğeyi de içermesidir.

· Açık olmayan, anlaşılması zor sorulardan kaçının. Anket soruları yazılırken, ifadelerin seçimi bütün yanıtlayıcıların her bir soruyu aynı şekilde yorumlamalarını sağlayacak şekilde yapılmalıdır. Bu hedefe nadiren ulaşılsa da takip edilmeye değer bir hedeftir. Yanıtlayıcılar açık olmayan soruları kendi anladıkları şekilde yanıtlayacakları için bu soruların geçerliliğini etkiler. Örneğin, "Son bir yıl içinde işinizde ilaç kullandınız mı?" sorusunda "ilaç" kelimesinin anlamı açık değildir. Ayrıca anlaşılması zor sorular yanıtlayıcılar için engelleyici olabilir. Bu durumda en etkin çözüm ön-test çalışması yapmak ve yanıtlayıcıların doğrudan görüşlerini almaktır.

· Yanıtlayıcılara uygun bir dil kullanın. Yanıtlayıcılara yabancı olabilecek kelime ve terimlerden kaçınılmalıdır.

· Spesifik olun. Genel nitelikli sorulara göre spesifik bilgiyi soran sorular, daha doğru hatırlanır, tüm yanıtlayıcılarca benzer şekilde yorumlanır, ve gelecekteki davranışı daha iyi tahmin eder. Çok genel sorular, ne tür bir tedbirle sorunların düzeltilebileceği konusunda bilgi vermez. Örneğin, "Şirketinizin sağlık planlarından ne kadar memnunsunuz?" gibi bir soru değişime gerek olup olmadığı konusunda ayrınıtılı bilgi sağlamamaktadır. Sağlık planının değişik yönlerini derecelendiren bir seri spesifik soru sormak daha iyi bir yoldur.

· Bir cümlede iki olumsuz ifade kullanmayın. Böyle bir soru, yanlış veya olumsuz bir şeye katılmamayı sorar. Örneğin, "Çalışanların vardiyalı çalışmalarına izin verilmemesine katılmıyorum" gibi. Bu tuhaf ve bir çok hataya yol açabilecek bir ifadedir. Hem anlaşılması zordur hem de yanıtlayıcılar bazen cümlede iki olumsuz ifade olduğunu farketmeyebilirler.

· Yönlendirici sorulardan kaçının. Yönlendirici sorular, anket uygulayıcılarının kişisel beklentileri doğrultusunda yanıt almaya yönelik sorulardır. Örneğin, bir eğitim yöneticisi, yeni bir yönetim kursundan sonra hazırladığı bir ankette eğitime katılanların olumlu yanıtlar vermelerini sağlayacak şekilde sorular sorabilir: "Bu kurs sizin iyi bir yönetimin nasıl olacağına ilişkin bilgilerinizi ne kadar geliştirdi?" veya "Bu kurstan edindiğiniz bilgilerin işinizi daha iyi yapmanıza katkısı ne şekilde olacaktır?" gibi. Anket ekibine nötr olarak görünen sorular içinde yönlendirici sorular bulunabilir. Bu sorulardan kaçınmanın en etkili yolları anket ekibi dışından birinin anketi incelemesi veya ön-test çalışmasıdır.

· Hassas konulara dikkat edin. Bir anketin hassas konular içerip içermediğini anlamanın en kesin yolu ön-test çalışmasıdır. Alkol, ilaç kullanımı, işle ilgili uygunsuz davranışlar (iş zamanında bilgisayar oyunu oynamak, gibi), yasadışı davranışlar (çalışanların hırsızlık yapması, gibi) konular çoğu kişi tarafından hassas konular olarak görülür. Eğer bu konularla ilgili bilgilere gerek yoksa bu sorular ankete katılmamalıdır; ancak gerekli ise soruların yazılmasında belli tedbirler alınmalıdır. Utandırıcı veya yasadışı davranışlarla ilgili bir soru sorarken yanıtlayıcıların davranışı kabul etmelerini daha az utandırıcı kılacak bir girişler birlikte yazın soruyu. Örneğin ilaç kullanımına ilişkin bir soru: "İnsanların yasadışı ilaç kullanmalarının birçok nedeni vardır. Geçmiş yıl içinde işinizde hiç yasadışı ilaç kullandınız mı?"

Bir diğer tedbir de bu soruları anketin sonlarına doğru sormaktır.

Hassas konularla ilgili veri toplamanın bir yolu genel çoktan-seçmeli kategoriler kullanmaktır. Örneğin, gelir miktarıyla ilgili bir soru sorarken bir geniş gelir kategorileri dizisi kullanmak.

Alınabilecek diğer tedbirler şöyle sıralanabilir: Hassas soruların niçin sorulduğunu açıklamak, bu bilginin nasıl kullanılacağını açıklamak, hassas bilginin tehdit edici şekilde kullanılmayacağını garanti etmek, soruyu yargı içermeyecek şekilde sormak, davranışı sosyal olarak kabul edilebilir şekilde sunmak.

e) Anket yanıt formatları

Bir kurum anketinin kalitesi sorular haricinde, yanıt seçeneklerinin nasıl sunulduğu, soruların sırası, ve anketin uzunluğu gibi etkenlere de bağlıdır.

1. Çoktan-seçmeli yanıt formatı

Bu yanıt tipinde, yanıtlayıcılar bir seçenekler listesinden bir veya birden fazla yanıt seçerler. Çoktan-seçmeli yanıt formatını kullanan sorular, demografik soruları (gelir kategorisi, medeni durum, gibi), ve diğer kalitatif bilgi soran soruları (iş tipi, çalışılan departman, gibi) içerir. Yanıt seçenekleri tipik olarak iki ile altı seçenek arasında olur.

1.1. Tekli veya çoklu seçenekli yanıtlar

Çoktan-seçmeli sorular genellikle yanıtlayıcılardan durumlarını en iyi betimleyen tek seçeneği işaretlemelerini ister. Daha nadiren de yanıtlayıcılardan uygun olan tüm seçenekleri işaretlemeleri istenir.

1.2. Kapsamlı ve birbirini dışlayıcı yanıtlar

Çoktan-seçmeli sorulara yanıt seçenekleri geliştirmek diğer tip anket sorularına göre daha zordur.

· Bunun birincil nedeni potansiyel bütün yanıtları tespit etmek ve listelemek gerekliliğidir. Bütün olası yanıtlar seçeneklerde verilmediğinde soru yanıtlanmayabilir veya yanıltıcı bir yanıt verilebilir. Dolayısıyla, seçeneklerin kapsamlı olması gereklidir.

· Ayrıca, yanıt seçenekleri birbirleriyle örtüşmemelidir; birbirlerini dışlayıcı olmalıdırlar. Özellikle, zaman ve sıklıkla ilgili bir soru sorarken bu noktaya çok dikkat etmek gereklidir. Örneğin; "Dosya programı ne sıklıkla kendini yeniler?" sorusunun seçenekleri: "en az günde bir kere", "hafta içinde birçok kere", ve "ay içinde birçok kere" olduğunda yanıtlar birbirlerini dışlayıcı olmayacaktır; çünkü gün seçeneği hafta seçeneğinin içinde yer alır ve her ikisi ay seçeneğinin içinde yer alır.

1.3. Özel alternatifler: Diğer (Lütfen belirtin), Bilmiyorum, Uygun değil

Bazen, anket ekibi bir sorunun gerekliliğini hisseder ancak bütün seçenek listesini tespit edemez. Bu durumda açık-uçlu bir sorudan kaçınarak şöyle bir yol tutabilir:

· Tespit edilen bütün seçenekler yazılır ve en sona "Diğer (Lütfen belirtin)" seçeneği eklenir. Yanıtlayıcı seçeneklerin hiçbirinin kendine uymadığını görürse, "Diğer (Lütfen belirtin)" seçeneğini işaretler ve kısa bir anlatımsal yanıt yazar. Anket ekibi bu anlatımsal yanıtı bilgisayara girmeden önce kodlamak durumundadır.

· Bazen de, yanıt seçeneklerine "Bilmiyorum" seçeneği eklenir. Bu seçeneği eklemenin avantajı, yanıtlayıcının konuya ilişkin olarak bilgisi veya konuyla ilgisi olmadığı durumlarda bir seçenek sağlamasıdır.

· Ayrıca, anketin içeriğine göre, "Uygun değil" seçeneği de eklenebilir.

2. Evet-Hayır ve Doğru-Yanlış yanıt formatı

· İkili yanıt formatı çoktan-seçmeli yanıt formatının bir varyasyonudur.

· İki yanıt seçeneğine üçüncü bir "Bilmiyorum" veya "Uygun değil" seçeneği eklenebilir.

· Bu yanıt formatı daha çok olgusal nitelikteki verileri toplamak için kullanılır. Örneğin: "Son 12 ay içinde terfi ettiniz mi?"

· İkili yanıt formatının çekiciliği, kullanım, analiz ve sunumda getirdiği yalınlıkta yatmaktadır.

· Ancak, karmaşık konuların hassas ölçümünde ve yoğunluktaki farklılıkları tespit etmekte ikili seçeneklerde sorunlar yaşanır. Bu durumlarda derecelendirme ölçeklerini kullanmak daha doğru olur.

3. Likert Derecelendirme Ölçeği

· Likert derecelendirme ölçeği en yaygın kullanılan yanıt formatıdır.

· Bu ölçeklerde, yanıtlayıcılardan bir konu hakkında ne kadar olumlu veya ne kadar olumsuz hissettiklerini derecelendirirmeleri istenir.

· Katılma - katılmama seçenekleri birincil olarak tutumla ilgili verileri toplamakta kullanılsa da, numaralı derecelendirmeleri belirtmek için başka kelimeler kullanan Likert ölçekleri diğer tiplerde bilgileri toplayabilmek için gerekli esneklikleri sağlar.

· Liket tipi yanıtlar, birçok soru için aynı yanıt seçeneklerinin kullanılmasından dolayı yanıtlayıcıların kısa bir sürede büyük miktarda bilgi aktarmalarını sağlar.

· Bir derecelendirme ölçeğinde kaç nokta bulunmalıdır? Likert formatı istenilen sayıda noktadan oluşabilir ancak genellikle 5 noktalıdan 11 noktalıya kadar olanlar kullanılmaktadır. Fazla sayıda noktanın kullanılması, yanıtlayıcıların noktalar arasında ince ayırımları yapamamalarından dolayı ölçmeyi geliştirmemektedir. Kaç nokta kullanılırsa kullanılsın asıl önemli olan sayısal noktalara denk gelen kelimelerin yazılmasıdır. Az sayıda nokta kullanıldığında noktalara denk gelecek kelimelerin anlamlı olması daha kolay olacaktır.

· Bir ölçeğin orta noktası bulunmalı mıdır? Likert ölçeklerine ilişkin bir tartışma, nötr noktanın veya orta noktanın bulunup bulunmaması ile ilgilir. Orta nokta genellikle kullanılır. Bunun üç nedeni sayılabilir:

(1) Gerçekten nötr bir tutumu olan yanıtlayıcıların durumlarını ifade edebilemelerini sağlamak. Orta noktayı kaldırmak, yanıtlayıcıları gerçek duygularını yansıtmayan seçenekleri işaretlemeye iterek ölçüm hatasına yolaçar.

(2) Nötr veya tereddütlü hissederken bir görüş belirtmeye zorlanmayı yanıtlayıcılar engelleyici bulabilirler. Yanıtlayıcılara fazla engellenme yaşatmak anketin geri dönmemesiyle sonuçlanabilir.

(3) Anket soruları veya boyutları için ortalama puanlar hesaplanırken bazı ortalamalar ölçeğin tam orta noktasında değerlere sahip olur. Anket sorularının kendilerinde bir orta nokta yokken orta noktaya düşen sonuçlardan bahsetmek tuhaf olacaktır.

· Soruların bir boyut olarak biraraya getirilmesi. Bir ankette belirli bir niteliği ölçmek için sadece tek bir sorunun kullanılması pek güvenilir değildir. Tek bir soru açık olmayabilir veya farklı kişiler için farklı anlamlara gelebilir. Bundan dolayı genellikle anketlerde birçok soru bir boyut olarak biraraya getirilir. Biraraya getirilmiş maddeler boyut, indeks, veya ölçek olarak adlandırılır. Aynı boyutun içinde bulunan sorular ölçtükleri düşünülen nitelikle yakından ilişkili olmalı ve birbirleriyle mantıksal olarak bağlantılı olmalıdırlar. Yanıtlayıcının ilgili boyuttaki puanı ya o boyutun bütün sorulardan aldığı puan toplamıdır ya da tek tek maddelerden aldığı puanların ortalamasıdır. Bir boyutu değerlendirirken tek soru yerine çok soru kullanmanın getireceği dört avantaj vardır:

(1) Kişinin bir konu hakkındaki görüşlerini çok-sorulu bir boyut puanıyla tespit etmek tek-sorulu bir boyut puanıyla tespit etmeye göre daha güvenilirdir.

(2) Tek tek soruları bir boyuta dahil etmek her yanıtlayıcı için bir boyut puanı elde edilmesini sağlar.

(3) Yanıtlayıcıların değerlendirilen niteliğe ne kadar sahip oldukları çok-sorulu bir boyut puanıyla daha incelikli olarak tespit edilir.

(4) "Kötü" bir soru atılsa bile hala ilgilenilen niteliği ölçen bir indeks elde kalır. Bu avantajlar bazı dezavantajları da getirir. Bazı nitelikler öyle dar tanımlanmışlardırki o boyutlarla ilgili bir iki sorudan fazlasını yazmak çok zor olabilir. Ayrıca, soru sayısının artması yanıtlama süresini de artırır. Çok sorulu birçok boyut çok uzun bir anket ortaya çıkarabilir.

f) Yanıtlarda tarafgirlik

Yanıtlayıcıların kapalı-uçlu sorulara yanıtlarını etkileyebilecek çeşitli tarafgirlikler vardır. Yanıt tarafgirliğini, sorunun içeriği ne olursa olsun soruyu belirli şekillerde yanıtlama eğilimi olarak tanımlayabiliriz. Bu olgu, bir soruya verilen bir yanıt, kısmen veya tamamen, yanıtlayıcının bir konu hakkındaki gerçek duygularından, bilgisinden, veya algılarından çok yanıtlayıcının veya anketin dışsal bir niteliğini yansıttığında ortaya çıkar.

1. Yanıt sıra etkisi

Yanıt sıra etkisi, yanıtlayıcıların bir seçenekler listesinden bir yanıt (çoktan-seçmeli, Evet-Hayır, ve Doğru-Yanlış) seçmelerini isteyen sorularda ortaya çıkar.

· İki tür yanıt sıra etkisi vardır: başta-oluş ve sonda-oluş.

· Başta-oluş etkisi, bir listeden ilk sıralardaki seçeneği hatırlama ve seçme eğilimine denir.

· Sonda-oluş etkisi, son seçeneğin hatırlanması ve seçilmesine denir.

· Bu etkileri azaltmak için şunlar yapılmalıdır:

(1) Yanıt seçenekleri listesi kısa tutulabilir.

(2) Yanıtlayıcının bir seçeneği seçmesindense listedeki her bir seçenek bir derecelendirme ölçeğiyle değerlendirilebilir.

2. Evet-demecilik veya Hayır-demecilik

Evet-demecilik veya hayır-demecilik, anket sorularının içeriği ne olursa olsun sorulara katılma veya katılmama eğilimine denir.

· Eğer birçok yanıtlayıcı kronik evet-diyenlerdense ve anket soruları hep olumlu ifade kullanmışsa ("Emekliliğime değin bu kurumda çalışmayı düşünüyorum", "Amirim bana performansımla ilgili bilgi verir" gibi) çalışan memnuniyetsizliği gibi kurum sorunları yeterince tespit edilemeyebilir.

· Yanıtlayıcıların olumsuz ifade edilmiş sorulara ("Amirim bana kariyerimle ilgili olarak nadiren destek olur" gibi) sürekli katıldıkları durum ise anket ekibini varolandan daha fazla kurumsal sorun bulunduğunu düşünmeye itebilir.

· Bu sorunu çözmeye yönelik çok kullanılan bir teknik belirli bir anket konu alanını ölçerken hem olumlu hem de olumsuz şekilde ifade edilmiş soruların kullanılmasıdır. Buna dengelenmiş-ölçek yaklaşımı denir. Yanıtlayıcıları soruları daha dikkatli okumaya ve derecelendirme ölçeğinin her iki ucunu da kullanmaya zorlamanın bu sorunu en aza indireceği varsayılmaktadır.

· Ancak bu yaklaşımın doğurduğu bazı sorunlar vardır. Olumsuz olarak ifade edilen sorular ters genel puanı hesaplamadan önce puanlamalıdırlar (5-noktalı bir ölçekte, 1 = 5, 2 = 4). Daha da önemlisi, olumsuz ifade edilmiş bir soruya verilecek olumsuz bir yanıt o boyutla ilgili olumlu ifade edilmiş bir soruya verilecek olumlu bir yanıtın dengi olmayabilir. Örneğin, "Yaptığım işin bir anlamı yok" sorusuna verilecek olumsuz bir yanıt yanıtlayıcının "Yaptığım işin anlamı var" sorusuna aynı yoğunlukla olumlu bir yanıt vereceği anlamına gelmez. Son olarak, yanıtlayıcıların olumlu ve olumsuz ifade edilmiş sorular arasında gidip gelmeleri kafa karıştırıcı olabilir. Bu sorun eğitim düzeyi yüksek olan yanıtlayıcılar söz konusu olduğunda daha az yaşanır.

3. Beklentiye göre yanıt verme

Yanıtlayıcılar anket ekibinin neler duymak istediğine ilişkin düşünceleri doğrultusunda yanıt verebilirler.

· Eğer yanıtlayıcılar, anket ekibinin onlardan kurumla ilgili olumlu şeyler söylemelerini istediklerine inanırlarsa kurumla ilgili sorulara aşırı olumlu yanıtlar verebilirler.

· Bu eğilim, anketin başlangıcında, yanıtlayıcılara onların dürüst ve doğru yanıtlarına ihtiyaç duyulduğu ve doğru veya yanlış yanıt bulunmadığı belirtilerek en aza indirilebilir.

· Sorular yanıtlayıcıların hemencecik hangi yanıtların beklendiğini veya istendiğini belirleyemeyecekleri şekilde ifade edilmelidir.

4. Sosyal açıdan uygun yanıtlar verme

· Anket yanıtları yanıtlayıcılar gerçekten inandıkları şeyleri belirtmektense sosyal açıdan uygun yanıtları verme eğilimleri tarafından etkilenebilir. Bu tür bir yanıt tarafgirliği içindeki bir yanıtlayıcı gerçeği iyi bir izlenim bırakmak için farklılaştırmaktadır.

· Sosyal açıdan uygun yanıtlar vermeyi etkileyen durumsal baskıları azaltmanın bir yolu talep azaltma teknilerini kullanmaktır. Sık kullanılan talep azaltma teknikleri olarak şunlar sayılabilir: Yanıtların anonim tutulacağı veya sırdaş olarak korunacağını vurgulamak, doğru yanıtlar vermenin önemini vurgulayan yönergeler kullanmak, doğru veya yanlış yanıt olmadığını belirterek anketin yargılayıcı doğasını en aza indirmek.

g) Anket soru sayısı

Anketlerde soru sayısı, sayfa sayısı, yanıtlama zamanı açısından bir ideal ölçü bulunmamaktadır. Önemli olan anketin yapılacağı kurumun gerçekleridir.

· Anketin amaçları nelerdir? Eğer çok sayıda farklı konu hakkında görüşler dğerlendirilecekse veya yanıtlayıcıların bir konuya ilişkin davranışları ve tutumları hakkında derinlemesine bilgi alınacaksa anket daha uzun olacaktır.

· Şirket ne kadar harcama yapacak? Uzun anketler daha pahalıya patlayacaktır. Daha fazla kırtasiye masrafı olacaktır, yanıt oranı daha düşük olacaktır, kodlanması ve bilgisayara girilmesi ve verilerin analiz edilmesi daha çok zaman alacaktır. Anket iş yerinde yanıtlanıyorsa bu da daha fazla iş zamanı kaybı demektir.

· Soruları kimler yanıtlayacak? Anketi şirkette tamamlayanlar uzun anketlere daha tahammüllü olabilirler. Okuma veya yazma alışkanlığı olmayanlar uzun anketlere aşırı dirençli gösterebilirler.

· Sorular açık-uçlu mu kapalı uçlu mu? Açık-uçlu soruların tamamlanması çok zaman alır. Aketler şirkette yanıtlanacaksa ve verilen süre yarım saat veya daha az ise ankete açık-uçlu soru katmamak gerekir.

· Verilere ne kadar zamanda ihtiyaç vardır? Verilere hemen ihtiyaç varsa anket kısa tutulmalıdır. Ancak zaman sorunu yoksa daha uzun ve derinlikli anketler daha uygun olabilir.

· Yorgunluk sonuçları etkileyecek midir? Anketin uzunluğundan dolayı yanılayıcılar yorulabilir veya sıkılabilirler.

· Anket uzunluğunda sınır nedir? Bir anket kapsaması gereken konuları kapsayacak kadar uzun olmalıdır. Daha fazla bilgi elde etmek için soru sayısı artırılmamalıdır. Her soru anketin amaçlarıyla uyumlu olmalıdır.

h) Soruların sıralanması

1. Soruları kümeleme veya dağıtma

· Bütün anket soruları yazıldıktan sonra sıra bunları ankette bir sıraya koymaktadır. Araştırmacılar, her bir boyutu oluşturan soruların birlikte mi yoksa diğer boyutları oluşturan sorularla karışık mı sunulması gerektiği konusunda uzlaşamamışlardır.

· Bazı araştırmacılar ölçülen konu alanları çok belirgin olmazsa tarafgirliklerin kontrol edilebileceğini ileri sürmektedirler.

· Bazı araştırmacılar da aynı konuya ilişkin sorular birarada olduğunda yanıtlayıcıların daha doğru, daha iyi düşünülmüş yanıtlar verdiklerini söylemektedirler.

· Genellikle ilişkili soruların birarada toplanması tercih edilmektedir.

· Anket sorularının sıralanışı yanıtlayıcılara mantıkdışı ve dağınık görünürse ve soruları takip etmekte zorlanırlarsa bu engellenme duygusu yaratabilir. Örneğin, bir anket işle ilgili spesifik niteliklikleri soran sorularla başlayabilir, bunları işle ilgili genel nitelikleri ve en son olarak da işle ilgili genel değerlendirmeyi içeren sorular izleyebilir. Bu yaklaşım, yanıtlaycıların ilgili konuları zihinlerine getirmelerine yardımcı olur ve genel değerlendirmeleri yapmadan önce bütün ögeleri gözden geçirme imkanını verir.

2. Soru sırası etkileri

· Soruların sunuluş sırası yanıtları etkileyebilir. Bir sonraki soruya verilecek yanıt bir önceki soru tarafından etkilendiğinde soru sıra etkisinden bahsederiz. Örneğin, yanıtlayıcılara anketin başlarında kişisel, hassas sorular sorulmuşsa (ilaç veya alkol kullanımları var mı, şirket kurallarını ihlal ettiler mi, veya başka bir yerde iş arıyorlar mı, gibi) daha sonraki daha masum sorulara verecekleri yanıtlar bu kişisel, hassas sorulara verecekleri yanıtlardan etkilenebilir.

· Bunu azaltmanın bir yolu, yalın, tehdit edici olmayan, olgusal soruların anketin başlarında, hassas soruların da anketin daha ileri kısımlarında sorulmasıdır.


III. Anketin Güvenililirliği ve Geçerliliği

a) Güvenilirlik
1. Test-tekrar test güvenilirliği
2. İçsel tutarlılık güvenilirliği
3. Yarıya-bölüm güvenilirliği
4. Yeterli güvenilirlik katsayısı

b) Geçerlilik
1. Tahminsel geçerlilik
2. Eş-zamanlı geçerlilik
3. İçerik geçerliliği
4. Yapı geçerliliği
4.1. Faktör analizi
4.2. Madde analizi




III. Anketin Güvenililirliği ve Geçerliliği

Yayınlanmış bir anketi incelerken sormamız gereken bir soru vardır: Bu anketin güvenilirliği ve geçerliliği yeterli düzeyde midir?

Güvenilirlik ne demektir? Geçerlilik ne demektir?

a) Güvenilirlik

Güvenililirlik, bir ölçme aracının, bir anketin, neyi ölçüyorsa (iş tatmini) bunu hep aynı şekilde ölçmesini belirtir. Anket, geçici içsel şartlardan veya dışsal şartlardan etkilenmeden tutarlı bir şekilde aynı tespitleri (iş tatmini düzeyleri) yapabilmelidir. Farklı güvenlilirlik tipleri vardır: Test-tekrar test güvenlilirliği, İçsel tutarlılık güvenilirliği, Yarıya-bölüm güvenilirliği

1. Test-tekrar test güvenililirliği

Güvenilirliği tespit etmenin bir yolu, anketi yanıtlayan kişinin anket tekrar uygulandığında anketi aynı şekilde yanıtlayıp yanıtlamadığını tespit etmektir. Test-tekrar test güvenilirliği, bir anketi aynı gruba iki ayrı uygulamada verip sonra bu iki uygulamada elde edilen puanların korelasyonunu hesaplayarak bulunur. Eğer puanlar arasındaki korelasyon yüksekse anketin güvenilir olduğu kabul edilir; ilk uygulamada olumlu (veya olumsuz) tutumları olan kişiler ikinci uygulamada da aynı şekilde olumlu (veya olumsuz) tutumlara sahip görülmüşlerdir.

2. İçsel tutarlılık güvenililirliği

İçsel tutarlılık, anketin ölçtüğünü varsaydığımız nitelikleri ölçen soruların kendi içlerinde ne kadar birbirleriyle ilişkili olduklarını, ne kadar homojen bir soru grubu oluşturduklarını tespit eder. İçsel tutarlılık, alfa katsayısı (Cronbach alfası) hesaplanarak bulunur. Alfa katsayısı, anketteki farklı soruların aynı niteliği ölçerken birbirlerini ne kadar tamamladıklarını tespit eder. Bir ankette alfa katsayısının hesaplanabilmesi için ilgili niteliği ölçen iki veya daha fazla sorunun bulunması gereklidir. Bir tek soru alfa katsayının hesaplanması için yeterli değildir. Birbirinden bağımsız olarak farklı nitelikleri ölçen sorulardan oluşan anketlerde alfa katsayısı hesaplanamaz.

3. Yarıya-bölüm güvenilirliği

Yarıya-bölüm güvenilirliği, bir anketi oluşturan soruların iki ayrı gruba bölünüp bu iki ayrı soru grubu arasındaki korelasyonun tespit edilmesini içerir. Bu yöntemle anketi oluşturan soruların hepsinin aynı niteliği ölçüp ölçmedikleri test edilmiş olur. Eğer iki ayrı soru grubu arasındaki korelasyon yüksekse anketin bütününün birbiriyle yakından ilişkili sorulardan oluştuğu sonucuna varılır.

4. Yeterli güvenilirlik katsayısı

Yeterli bir güvenilirlik katsayısı ne kadardır? Güvenilirlik katsayıları .00 ile 1.00 arasında değişir. Yeterli bir güvenilirlik katsayısı anketin kullanım amacıyla yakından ilişkilidir. Grupları karşılaştırmak için (A şirketindeki çalışanlarla B şirketindeki çalışanları karşılaştırmak gibi) .50 ve üstündeki bir güvenilirlik katsayısı yeterlidir. Bireylere ilişkin kararlar alabilmek için .90 civarında bir güvenilirlik katsayısı gereklidir.

b) Geçerlilik

Geçerlilik, bir anketin ölçmeyi planladığı nitelikleri gerçekten ölçüyor olması anlamına gelir. Bir anket iş tatminini ölçtüğünü iddia ediyorsa bunun bir yöntemle ıspatlaması gerekir. Farklı geçerlilik tipleri vardır: Tahminsel geçerlilik, Eş-zamanlı geçerlilik, İçerik geçerliliği, Yapı geçerliliği

1. Tahminsel geçerlilik

Bir ölçme aracının geçerliliğini ortaya koymanın yollarından biri, bu ölçme aracından alınan sonuçların bir bireyin belli bir görevi yapabilecek yeteneği olduğunu veya belli bir şekilde davranacağını tahmin edebileceğini ıspatlamaktır. Örneğin, tıp fakültesi giriş sınavı sonuçları, tıp fakültesindeki performansı doğru olarak önceden tahmin etmemize yardımcı oluyorsa, tahminsel geçerliliğe sahiptir. Bunu bulmanın yolu, fakülte giriş sınavını bütün öğrecilere uygulamak ve sonuçların öğrencilerin fakültedeki performans puanlarıyla korelasyonuna bakmaktır. İki puan grubu arasında pozitif veya negatif korelasyon varsa, ölçme aracının tahminsel geçerliliği olduğunu söyleriz.

2. Eş-zamanlı geçerlilik

Bir anketin geçerliliğini o anketi başka bilinen ve kabul edilmiş ölçümlerle karşılaştırarak tespit edebiliriz. Örneğin, yeni bir matematik tutum anketinin eş-zamanlı geçerliliğini, bu anketi ve bilinen ve geçerliliği ıspatlanmış bir anketi aynı gruba uygulayıp iki anketten alınan sonuçların korelasyonuna bakarak ortaya koyabiliriz. Yeni anket ile kriter ölçüt (bilinen anket) arasında yüksek bir korelasyon varsa yeni anketin eş-zamanlı geçerliliğe sahip olduğunu söyleriz. Burada en önemli olan nokta kriter ölçütün güvenilirliği ve geçerliliği ıspatlanmış bir ölçüt olmasıdır.

3. İçerik geçerliliği

Bir anketin geçerliliği anketi oluşturan soruların içeriğinin, ölçülmesi amaçlanan nitelikleri doğru olarak temsil ettiği ortaya konarak ıspatlanabilir. Örneğin, bir politik bilgiler anketi, eğer politika süreçleriyle ilgili kitaplarda veya tartışmalarda kullanılan olguları, kelimeleri, fikirleri, ve teorileri belli bir düzeyde içeriyorsa içerik geçerliliğine sahiptir deriz. İçerik geçerliliği, anketin sorularının anketle ölçmek istenilen özelliklere ve tutumlara ilişkin temsil edici bir örneklem oluşturup oluşturmadıklarını kişilik, duygular ve davranışlarla ilgili teoriler ve o konuyla ilgili uzmanların yorumları vasıtasıyla ortaya koyarak ıspatlanır.

4. Yapı geçerliliği

Yapı geçerliliği anketin ölçtüğünü iddia ettiği teorik yapıyı ölçtüğünün ispatlanmasını içerir. Yapı geçerliliğini ortaya koymanın çeşitli yolları vardır:

4.1. Faktör analizi

Faktör analizi ile anketi oluşturan soruların kendi aralarında nasıl kümelendikleri tespit edilir. Bulunan her faktörün (soru kümesinin) bir teorik yapıyı temsil ettiği düşünülür.

4.2. Madde analizi

Madde analizi ile anketi oluşturan soruların anketin toplam puanına ne kadar katkıda bulundukları ve böylece anketin bütünüyle ne derecede ilişkili oldukları tespit edilir. Yüksek ilişkililik ölçülen teorik yapıyla bağlantının da yüksek olduğunu düşündürür.

IV. Örnekleme

a) Olasılıklı örnekleme yöntemleri
1. Random örnekleme
2. Katmanlı random örnekleme
3. Random küme örnekleme

b) Olasılıklı olmayan örnekleme yöntemleri
1. Uygunluğa göre örnekleme
2. Kartopu örnekleme
3. Kota örnekleme
4. Fokus grupları
5. Uzman panelleri

c) Örneklem büyüklüğü

d) Yanıt oranı



IV. Örnekleme


Anketi herkese mi uygulamalısınız yoksa seçeceğiniz bir örnekleme mi? Bu sorunun yanıtı, sonuçları ne kadar çabuk elde etmek istediğinize, uygulamaya bazı kişileri veya grupları katmamanın bulguların kalitesini etkileyip etkilemeyeceğine, ve finanssal ve teknik kaynaklarınıza bağlıdır. Örnekleme yöntemleri iki ana kategoriye ayrılır: Olasılıklı örnekleme yöntemleri ve olasılıklı-olmayan örnekleme yöntemleri.

a) Olasılıklı örnekleme yöntemleri

Bir olasılıklı örneklem nesnel bir yöntemle seçilir (bir torbadan random olarak isim çekmek gibi), ve bu yöntemde her bir kişinin seçilme şansı hesaplanabilir.

1. Random örnekleme

Random örnekleme, ankete katılması mümkün herkese eşit bir seçilme şansı verir. Ancak bazen şöyle bir sorunla karşılaşılabilir. Örneğin, anket uygulamak istediğiniz bir grup insan var. Random örnekleme ile, tamamen şans eseri olarak, bütün erkekleri (veya bütün kadınları) seçebilirsiniz. Eğer yarıyarıya bölüm istiyorsanız, random örnekleme en iyi yol olmayabilir.

2. Katmanlı random örnekleme

Katmanlı random örnekleme bu sorunu çözebilir. Bu yöntemde, bütün grup birinde erkekler diğerinde kadınlar bulunacak şekilde iki ayrı gruba veya katmana ayrılır. Yarıyarıya bölümü kesin olarak sağlamak için, her bir gruptan random olarak eşit sayıda kişi seçilir.

3. Random küme örnekleme

Okullar, bürolar, ve hastaneler gibi daha büyük birimleri de örnekleyebiliriz. Bu örnekleme birimleri kümeleri içerir (öğrenciler, çalışanlar, hemşireler, doktorlar, hastalar gibi). Dolayısıyla bu tekniğe random küme örnekleme denir. Küme örnekleminin uygulanmasının bir nedeni bu yöntemin ekonomik olmasıdır.

b) Olasılıklı olmayan örnekleme yöntemleri

Olasılıklı-olmayan örneklemleme uygunluk temelinde seçimi içerir. Anketi doldurmaları için sadece ulaşılabilir ve gönüllü olan yanıtlayıcıları seçersiniz.

1. Uygunluğa-göre örnekleme

Uygunluğa-göre örneklemede, eğer anketiniz için gerekli kriterleri karşılıyorlarsa (gerekli yaş veya okuma düzeyi, belli bir yerde yaşıyor olmak, çalışıyor olmak gibi) ve anketi yanıtlamaya gönüllülerse ihtiyaç duyduğunuzda ulaşılabilir olan herkesi seçersiniz.

2. Kartopu örneklemleri

Daha önceden tespit edilmiş ve bir grubun üyesi olan kişiler aynı gruptan başkalarını bulurlar.

3. Kota örneklemleri

Grup belirli oranları içerecek şekilde alt-gruplara bölünür.

4. Fokus grupları

On ile yirmi kişi bir araya getirilir ve eğitimli bir grup yönlendiricisi bu kişilerin görüşlerini tespit eder.

5. Uzman panelleri

On ile yirmi kişi, tartışmalı konularla ilgili olarak (sağlık, sosyal güvence, eğitim gibi) tavsiyelerde bulunmaları için biraraya getirilir

c) Örneklem büyüklüğü

Bir örneklem ne kadar büyük olmalıdır? Göreceli olarak, daha büyük örneklemler örnekleme hatalarını azaltırlar. İki veya daha fazla grubun performanslarını değerlendirmek istiyorsanız, istatistik yöntemler gruplar arasındaki farkları (eğer varsa) tespit edebilecek büyüklükte örneklemleri seçmenizde yardımcı olabilir.

d) Yanıt oranı

Örnekleme ile yakından ilgili bir konu da yanıt oranıdır. Yanıt oranı, yanıtlanmış anketlerin sayısının yanıtlanmış olması gereken anket sayısına bölümesiyle bulunur. Örneklem büyüklüğünü elde etmeyi garanti etmek için ihtiyaç duyulan sayıdan daha fazla kişiye anket uygulanmalıdır.

V. Anket Araştırması Dizaynları

a) Kesitsel dizayn

b) Boylamsal dizayn
1. Trend dizaynı
2. Kohort dizaynı
3. Panel dizaynı

c) Karşılaştırmalı grup dizaynı
1. Yarı deneysel dizayn
2. Gerçek deneysel dizayn



V. Anket Araştırması Dizaynları


Anket verileri nesnelerin durumunu betimlemek, yaşanılan değişimi göstermek, ve karşılaştırmalar yapmak için kullanılabilir. İhtiyaç duyulan veriyi sağlayacak tipte bir dizayn seçilmelidir. Dizayn anketin uygulandığı ortamın nasıl kontrol edildiği veya düzenlendiğini belirtir. Kontrol gücünüz arttıkça sonuçlarınız güçlenir. Anket uygulayıcılarının üzerinde kontrol sahibi oldukları değişkenler şunlardır:

(1) anketin ne zaman uygulanacağı;

(2) ne kadar sık uygulanacağı;

(3) ankete katılacak grupların sayısı.

Örnekleme yaparken esas konular, örneklemin seçilmesi, yeterli bir örneklem büyüklüğü elde edilmesi ve yanıt oranı idi. Bir anket dizaynı yaparken esas konular, anketin ne zaman ve ne kadar sıklıkla ve hangi gruplara (grupların nasıl seçildiğinden veya büyüklüklerinden bağımsız olarak) uygulanacağı konularıdır.

a) Kesitsel dizayn

Nesnelerin zamanda belli bir noktadaki görünümlerini sağlar. Belli bir grup insana veya kuruma / kurumlara ilişkin olarak belli bir dönemde belli verilerin toplanmasını içerir. Seçimden bir ay önce seçmenlerin görüşlerini araştırmak, çeşitli eğitim programlarına ilişkin tercihleri araştırmak gibi. Kesitsel anketlerin birçok avantajı vardır. Durumu olduğu haliyle betimlediği için o duruma ilişkin yapılabilecek şeylerin planlanmasına olanak sağlar. Elde edilen sonuçlar istenilen şekilde değilse değişim planları yapılabilir. Kesitsel anket araştırmalarının uygulanması kolaydır. Ancak, eğer araştırılan konu hızlı bir değişim içindeyse elde edilen anket verileri çabucak eski ve kulanılamaz hale gelebilir.

b) Boylamsal dizayn

Veriler belli bir gruptan belli bir zaman boyunca toplanır. Değişimleri tespit etmek için uygulanır.

1. Trend dizaynı

Belli bir grubun belli bir zaman boyunca takip edilmesini içerir. 1998 yılı son sınıf öğrencilerine, 1999 yılı son sınıf öğrencilerine, 2000 yılı son sınıf öğrencilerine aynı anketin uygulanması gibi. İlk yılki son sınıf öğrencileriyle sonraki yıllardaki son sınıf öğrencileri farklı olacaktır; bu durumda her yıl yapılan uygulamadaki örneklem farklı son sınıf öğrencilerini içerecektir.

2. Kohort dizaynı

Belli bir gruba, belli bir zaman boyunca anket uygulanmasını içerir. Grup içindeki kişiler değişebilir. 1998 yılı son sınıf öğrencilerinden seçilen bir örnekleme anketin uygulanması ve 1999 yılında ve 2000 yılında 1998 yılı son sınıf öğrencilerinden seçilen başka örneklemlere aynı anketin uygulanması gibi. Bu durumda hep 1998 yılı son sınıf öğrencilerinin görüşleri araştırılıyor olacaktır.

3. Panel dizaynı

Aynı örneklemden belli bir zaman boyunca veri toplanmaını içerir. 1998 yılı son sınıf öğrencilerinden 100 kişiyi alıp aynı 100 kişiye 1999 yılında ve 2000 yılında aynı anketin uygulanması gibi.

c) Karşılaştırmalı grup dizaynı

Gruplar arası farkları tespit etmek için uygulanır. Katılımcılar iki veya daha çok gruba ayrılırlar. Klasik karşılaştırmalı grup dizaynı bir deneysel grupla bir placebo grubunu kaşılaştırır. Deneysel gruba o grubun görüşlerine etkide bulunacağı düşünülen bir sunum yapılır, placebo grubuna ise etkisi olmayan bir sunum yapılır. Daha sonra iki grup belli görüşler açısından karşılaştırılır. Karşılaştırmalı grup dizaynı yarı-deneysel dizayn ve gerçek-deneysel dizayn olarak ikiye ayrılabilir.

1. Yarı-deneysel dizayn

Kişilerin gruplara ayrılması random bir şekilde yapılmaz, o andaki uygunluğa göre yapılır (kişilerin deney ortamına geliş sıralarına göre gibi).

2. Gerçek-deneysel dizayn

Bu dizayna randomlaştırılmış kontrollü dizayn da denir. Kişiler gruplardan herhangi birine random bir şekilde seçilirler (bütün kişiler toplandıktan sonra herkese her iki gruba da seçilme konusunda eşit şans veren random yöntemle). Bu dizayn daha güçlüdür.

Bazen boylamsal dizayn ile karşılaştırmalı grup dizaynı birleştirilebilir.

Eğer karşılaştırmalı grup dizaynına katılan çeşitli grupların herbiri belli bir zaman boyunca tekrar tekrar ankete tabi tutulurlarsa, ortaya çıkan dizayn hem boylamsal hem karşılaştırmalı grup dizaynı olur.

Yarı-deneysel karşılaştırmalı grup ve boylamsal dizaynda, uyguluğuna göre alınmış kişilerden oluşan gruplar belli aralarla ankete tabi tutulurlar. Belli özelliklere sahip kişiler şans eseri bir gruba daha fazla sayıda düşebilirler.

Gerçek-deneysel karşılaştırmalı grup ve boylamsal dizaynda, random olarak alınmış kişilerden oluşan gruplar belli aralarla ankete tabi tutulurlar. Bu son derece güçlü bir dizayndır. Kişiler her bir gruba random olarak alındıkları için şans etkeninin gruplara yapabileceği etki her grupa eşit olarak dağıtılmıştır.

VI. Anket Verilerinin Analizi

a) Verilerin incelenmesi ve temizlenmesi

b) Verilerin ölçüm düzeyleri

c) Analiz yöntemleri
1. Betimsel istatistikler
2. Korelasyonlar
3. Farklar
4. Değişimler

d) Uygun analiz yönteminin seçilmesi



VI. Anket Verilerinin Analizi


Nihayet sona yaklaşılmıştır. Dağıtılan anketler geri gelmiştir. Yanıt oranı yüksektir. Bütün sorular yanıtlanmış ve bütün formlar doldurulmuştur. Şimdi sıra anket verilerinin neler gösterdiğinin bulunmasındadır.

a) Verilerin incelenmesi ve temizlenmesi

Asıl veri analizleri başlamadan önce verilerin incelenmesi ve temizlenmesi gerekmektedir. Veri girişinde yapılmış olabilecek hataları tespit etmenin en pratik yolu her bir sorunun frekans tablosunu çıkarmaktır. Böylece soruların yanıt seçenekleri verilen yanıtların oranı ile birlikte görülecek ve yanıt seçenekleri arasında bulunmayan ancak hatalı olarak giriş yapılmış olan seçenekler tespit edilebilecek ve temizlenebilecektir.

Frekanslar kontrol edilirken her bir sorunun dağılımını da incelemek yararlı olur. Normal dağılımdan aşırı sapma gösteren sorular göz önünde bulundurulmalıdır; çünkü, uygulanacak analizlerin bazılarında normal dağılım analizin ön şartlarındandır.

Bir çözüme kavuşturulması gereken diğer bir sorun eksik verilerdir. Genel olarak önerilebilecek bir yöntem, eksik verilerin yerine boyut ortalamasını koymaktır.

b) Verilerin ölçüm düzeyi

Bir anket uygulaması sonucunda toplanan veriler değişik ölçüm düzeylerindedir. Ölçüm düzeyleri nominal, ordinal, interval, rasyo olarak dörde ayrılır. Nominal ve ordinal veriler için kategorik veriler, interval ve rasyo veriler için sürekli veriler denilebilir.

Farklı ölçüm düzeyleri farklı analiz yöntemlerini gerektirdiği için verilerin ölçüm düzeyinin doğru olarak tespit edilmesi son derece önemlidir.

c) Analiz yöntemleri

Anket verilerinin analizinde kullanılan yöntemleri dört başlık altında toplayabiliriz:

1. Betimsel istatistikler

Betimsel istatistikler en çok kullanılan ve daha ileri teknikler için temel teşkil eden analizlerdir. Bunlar, frekansları, oranları (yüzdeleri), merkezi yığılım ölçülerini (ortalama, medyan, mod), ve dağılım ölçülerini (ranj, standart sapma, varyans) içerir.

2. Korelasyonlar

Korelasyon değişkenler arasındaki ilişkileri ortaya koyar.

Kategorik verilerin (nominal veya ordinal) korelasyonu, Spearman rank-order korelasyon ile bulunur.

Sürekli verilerin (interval veya rasyo) korelasyonu, Pearson product-moment korelasyonu ile bulunur.

3. Farklar

Araştırmaya alınan gruplardan toplanan veriler arasında farklar var mıdır?

Anket sonuçları arasındaki farkları tespit etmede kullanılan analizler ki-kare, t testleri, ve varyans analizi (ANOVA) yöntemlerini içerir. Bu yöntemler temelde gruplar arasında fark olmadığı hipotezini ileri sürerler. Bu Null hipotezidir. Analizler yapılır ve belli istatistikler elde edilir. Bunlara bakılarak null hipotezi ya kabul edilir ya da reddedilir.

Ki-kare kategorik verilerle (nominal veya ordinal) kullanılır. Oranların (yüzdelerin) eşit olduğu hipotezini test eder.

T testi sürekli verilerle (interval veya rasyo) kullanılır. İki grubun ortalamaları arasındaki herhangi bir farkın şans eseri olup olmadığını test eder. Her grup en az 20-30 kişiden oluşmalıdır. Eğer gruplarda daha az sayıda kişi varsa gruplar arası farkı test etmek için Mann-Whitney U testi (Wilcoon rank sum testi de denir) kullanılır.

Varyans analizi (ANOVA) sürekli verilerle kullanılır. İkiden çok grup olduğunda grupların ortalamaları arasındaki herhangi bir farkın şans eseri olup olmadığını test eder.

4. Değişimler

Bir grubun zaman içindeki değişimini tespit etmek için kullanılan belirli analizler yöntemleri vardır.

Sürekli verilerle zaman içindeki değişimleri tespit etmek için özel t testi ve ANOVA biçimleri kullanılabilir.

Bağımlı t testi (dependent t test) tek bir grup içinde zaman 1'den zaman 2'ye kadar olan değişimi tespit eder.

Tekrarlı ANOVA (repeated measures of ANOVA) bir veya birden fazla grupta iki veya daha fazla zamandaki değişimleri tespit eder.

d) Uygun analiz yönteminin seçilmesi

Belli bir anket verisine hangi analizlerin uygun olduğu örneklemin büyüklüğüne, anketin dizaynına, ve verilerin niteliğine (ölçüm düzeyi) bağlıdır.

Elimizdeki verini analizi için en iyi yöntemin hangi yöntem olduğunu aşağıdaki yedi soruya verilecek cevaplarla bulunabilir:

1. Kaç kişiye anket uygulandı?

Bir analiz stratejisi belirlenmesinde örneklem büyüklüğü önemlidir. Bazı istatistik yöntemleri (t testleri ve ANOVA) diğer bazı yöntemlere göre (Mann-Whitney U) daha büyük örneklemleri gerektirir. Şunu sormalısınız: Frekans, ortalama, ve standart sapma hesaplamalarının ötesinde analizler yapabilmek için yeterli veriye sahip miyim?

2. Değişkenler arası ilişkilere mi bakıyorsunuz?

İki değişken de sürekli değişken (interval veya rasyo) ise aralarındaki ilişki derecesi Pearson product-moment korelasyonuyla hesaplanabilir. İki değişken de kategorik (nominal veya ordinal) ise aralarındaki ilişki derecesi Sperarman rank-order korelasyonuyla hesaplanabilir.

3. Grupları mı karşılaştıracaksınız?

Grupları karşılaştıracaksanız ki-kare (kategorik: nominal ve ordinal verilerle), t testi (denek sayısı 20'nin altına düştüğünde Mann-Whitney U testi), ANOVA testleri herhangi bir gözlenen farkın gerçek etkilerden dolayı mı yoksa şans eseri mi ortaya çıktığını tespit etmekte kullanılabilir.

4. Anket tek bir defalığına mı uygulandı yoksa tekrar tekrar uygulanacak mı?

Bu soru anket dizaynının kesitsel mi yoksa boylamsal mı olduğunu anlamak içindir.

5. Anket verileri sayılar ve yüzderlerden mi oluşuyor, puanlar ve ortalamalardan mı oluşuyor?

Anket verileri sayılar ve yüzdeler (kategorik veri) veya ortalamaların hesaplanmasına uygun puanlardan (sürekli veri) oluşabilir. Her bir durumda kullanılacak analiz teknikleri farklı olacaktır. Kategorik veriler (sayılar ve yüzdeler) ki-kare testiyle, sürekli veriler (ortalamalar) t testi ve varyans analizi (ANOVA) ile karşılaştırılır.

6. Kaç tane "bağımsız değişken" ve kaç tane "bağımlı değişken" sizin açınızdan önem taşıyor?

Bağımsız değişkenler, tahminde bulunmak veya bulguları açıklamak için kullanılır. Yaş, cinsiyet, gelir, kişinin deney veya kontrol grubunda bulunması gibi değişkenleri içerir.

Bağımlı değişkenler, anketiniz vasıtasıyla aramakta olduğunuz şeyleri içerir: bilgi, tutum, davranış gibi.

Örneğin, erkek ve kadınların iş tatmini açısından farklı olup olmadıklarını öğrenmek istiyorsunuz. Burada bağımsız değişken cinsiyet (erkek ve kadın) bağımlı değişken de iş tatminidir.

Uygun analiz yöntemini seçebilmek için bağımsız değişkenlerin ve bağımlı değişkenlerin sayısını tespit etmeniz gereklidir.

7. Veriler üstün nitelikli mi?

Eğer anket aracı güvenilir ve geçerli ise, uygun sayıda kişiye uygunlandıysa, ve bilgisayara doğru olarak girildiyse veriler üstün niteliklidir.

Verilerinizin niteliklerinden şüphe ediyorsanız analizleri en yalın düzeyde tutmanız en doğru seçenektir.

VII. Sonuçların Rapor Edilmesi

a) Tablo kullanımı

b) Diagramlar, çubuk grafikler, çizgi grafikler

c) Anket sonuçlarının yazılması



VII. Sonuçların Rapor Edilmesi

3400
0
0
Yorum Yaz